‘Kilo yapar mı’ kategorisi için arşiv

Seçenekli diyet listesi ile haftada 2 kilo verin

images (8)

Her öğüne seçenekler sunulan uyguladığınızda  haftada 2 verdirmeyi sağlayan dengeli beslenmeyi yaşam tarzınız haline dönüştürün.

Bu diyeti uygulayanlar hafta içi rejime girip, hafta sonu serbest besleniyorlar.

Aslında hedef noktası kilo kaybını süreklilik haline getirebilmek. Esnek oluşu ise diyetin diğer özelliği.

Öğünlerinizde 10 farklı öneriden istediğinizi seçerek dilediğinizi yiyerek  kilo verebilirsiniz.

 

 

Bu diyette  Kahvaltıda ne yemeliyim?

1. öneri: 1 bardak süt, 1 bardak meyve suyu, 1 orta boy muz.

2. öneri: 1 kase sütlü mısır gevreği, 1 küçük dilim peynir,1 elma.

3. öneri: 1 adet katı pişmiş yumurta, 1 dilim reçelli tost ekmeği, 1 kase meyveli yoğurt.

4. öneri: Yarım taze greyfurt, 1 çay kaşığı bal, 1 dilim tost ekmeği, 1 kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir.

5. öneri: 1 dilim kepek ekmeği, 1 çay kaşığı tereyağı, 1 çay kaşığı marmelat, 1 bardak elma suyu veya portakal suyu.

6. öneri: 1 bardak light süt ve 2 çay kaşığı kakao ile hazırlanmış sıcak kakao, 2 diyet bisküvi ve iki çay kaşığı krem peynir.

7. öneri: 1 adet elma, 1 dilim kepek ekmeği, 1 adet üçgen krem peynir, 1 bardak portakal suyu.

8. öneri: 1 adet yumurtayla yapılmış yağsız omlet, 1 kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir, 1 dilim çavdar ekmeği.

9. öneri: 1 bardak light süt, 1 kase yulaf ezmesi, 1 adet elma.

10. öneri: 1 bardak meyve suyu, 5 adet light bisküvi, 1 küçük dilim peynir.

 

 

Bu diyette Öğle yemeğinde ne yemeliyim?

1. öneri: 1 domates, 50 gr. Dardanel ton balığı, 1 çay kaşığı mayonez, 1 kaşık haşlanmış mısır, kıvırcık salata, 1 salatalık, 1 kaşık zeytinyağı ve limonla hazırlanmış salata. Ardından 1 orta boy muz.

2. öneri: 2 ince dilim ekmeği, 2 çay kaşığı tereyağı, 2 dilim peynirle hazırlanmış sandviçin yanında 1 bardak portakal suyu ve elma.

3. öneri: 1 tas domates veya karışık sebze çorbası, üzerine krem peynir sürülmüş 1 dilim tost ekmeği, 1 porsiyon meyve.

4. öneri: 1 katı pişmiş yumurta, 1 tabak yağsız yeşil salata, 50 gr. haşlanmış tavuk eti, 1 portakal.

5. öneri: 1 tas yoğurtlu çorba (3 kaşık haşlanmış lapa pirince, 3 kaşık yoğurt ve bir miktar sıcak ilave ederek karıştırın, üzerine nane serpin.) 2 adet ızgara köfte, 1 tabak söğüş doğranmış salatalık ve domates.

6. öneri: Balık şnitzel (2 orta büyüklükte balık filetosunu galeta ununa batırarak hafif yağda kızartın), 1 tabak mevsim salata, 1 porsiyon meyve.

7. öneri: 80 gr. tavuk eti, 30 gr. kereviz, marul ve bir çorba kaşığı zeytin yağıyla hazırlanmış tavuk salatası, 1 dilim ekmek, 1 armut.

8. öneri: 1 tabak domatesli spagetti (30 gr. spagetti makarnayı haşlayın ,diğer tarafta bir çay tabağı dilinmiş kuru soğanı yağda kavurun ve domatesi üzerine doğrayarak sos haline getirin, makarnanın üzerine dökün),1 bardak ayran.

9. öneri: Izgarada kızartılmış 60 gr. Hamburger eti, 1 tabak söğüş doğranmış domates ve salatalık, 1 elma.

10. öneri: 1 tas domates çorbası, 1 tabak lahana salatası (50 gr. turp, 140 gr. kırmızı lahana, marul ve 1 çorba kaşığı zeytinyağı ile hazırlayın), 1 dilim kepek ekmeği.

 

 

 

Bu diyette Akşam yemeğinde ne yemeliyim?

1. öneri: 1 tas mercimek çorbası, 100 gr. haşlanmış tavuk, 1 tabak haşlanmış sebze, vanilyalı bir top dondurma.

2. öneri: 3 adet haşlanmış sosisin yanında 1 haşlanmış patates, yeşil soğan ve maydanozla hazırlanmış patates salatası,1 kase meyveli yoğurt.

3. öneri: 1 tas domates çorbası, 3 adet etli kabak dolması, 1 tabak meyve salatası.

4. öneri: 1 tabak yağsız makarna, 2 adet ızgara balık, 2 top meyveli dondurma.

5. öneri: 2 yumurta, 100 gr haşlanmış mantar, biraz peynir, maydanoz ve margarinle hazırlanmış mantarlı omlet, 1 bardak ayran, 1 elma.

6. öneri: 1 tas sebze çorbası, 3 köfte, 1 tabak havuç salatası, 1 portakal.

7. öneri: 1 tabak menemen (2 küçük domates, 1 yumurta, 1 yeşil biber ve 1 tutam karabiber ile hazırlayın), 1 dilim kızarmış ekmek, 1 kase yoğurt.

8. öneri: 80 gr. haşlanmış alabalık, yanında 1 tabak rendelenmiş havuç ve 1 orta boy haşlanmış patates.

9. öneri: 1 tabak ton balıklı makarna (1 tabak haşlanmış makarnanın üzerine 20 gr. taze tor balığını, 1 domates ve bir avuç maydanozu doğrayın), 1 muz.

10. öneri: 1 tabak peynirli patates salatası (100 gr. haşlanmış patates, 1 diş sarımsak, 10 gr. dil peyniri, kıvırcık, maydanoz ve 1 çorba kaşığı zeytinyağı ile hazırlayın) , 2 grissini, 1 portakal.

Mutsuzluk kilo aldırır mı ?

images (4)
mutsuzluk kilo aldiriyor Mutsuzluk kilo aldırır mı ?

Eğer ve bir an önce kilo istiyorsanız bazı var.

Beslenme Danışmanı Dr. Gönül Ateşsaçan fazla kilosu olan ya da psikolojik sorun yaşayan kadınlar için; “Kişi kilosundan ve görüntüsünden memnun değildir ve bu onu işlerinde başarısızlığa götürüyordur ama bunun analizini yapamıyordur. Kişi çok güzelse ama mutlu değilse sağlıklı değildir, mutluluk ve iç huzur da çok önemli. Ruhsal, fiziksel ve görüntü olarak iyi hissetmesi gerekiyor” dedi.

“Eğer diyetteyseniz ve bu diyet sırasında bir an önce kilo vermek istiyorsanız dikkat etmeniz gereken bazı ayrıntılar var” diyen Beslenme Danışmanı Dr. Gönül Ateşsaçan, “Bu noktalara dikkat ederek diyetinizi daha verimli hale getirebilir ve çok daha kısa zamanda büyük kilolar verebilirsiniz. Örneğin diyet sırasında kesinlikle atıştırmamalısınız.Öğün aralarında atıştırmak büyük hatadır. Bundan vazgeçin. Buzdolabınızı kalorili ve lezzetli yiyeceklerle doldurmayın. Nefsinize hakim olamayacağınızı bile bile evde bu tür yiyecekler bulundurmak sizin için büyük tehlikedir. Diyette istenilen kilonun verilmesi için yeteri kadar uyku çok çok önemlidir. Ne çok ne de az yeterince uyuyun.Günde en az 6 saat en çok 9 saat uyumaya özen göstermelisiniz ve uykunuz kaliteli olmalı. Ara ara bölünen ve hafif bir uyku size fayda sağlamayacaktır. Kesinlikle uyanır uyanmaz kahvaltı yapmalısınız. Kahvaltısız bir diyet asla işe yaramaz.Kahvaltı sonrası bir fincan yeşil çay içmek işinizi kolaylaştıracak” diye konuştu. Sık sık ve hafif gıdalarla beslenmeye özen gösterilmesini isteyen Beslenme Danışmanı Dr. Gönül Ateşsaçan, “Asansör kullanmayın, kısa mesafelerde vasıtaya binmeyin ve gün içerisinde mümkün olduğunda yürüme bahaneleri yaratın. Ne kadar fazla haraket ederseniz o kadar hızlı kilo verebilirsiniz. Hareket etmek metabolizmanızı hızlandıracak ve çok daha çabuk kalori yakmanıza ortam hazırlayacak. Böylece düzene giren sağlam bir metabolizma etkili bir diyet programı gerçekleştirmiş olacaksınız” dedi.

Doğum sonrası neden kilo verilemiyor ?

images (3)
dogum sonrasi kilo verilememesindeki 5 neden Doğum sonrası neden kilo verilemiyor ?

”Doğumumdan yana onca zaman geçti, her ne yaparsam yapayım kilo veremiyorum” diyorsanız, 5 hatadan birini yapıyor olabilirsiniz.

Anne olmak dünyanın en paha biçilmez duygularından biridir. Aylarca bir canı taşımak, kendi canından bir can yaratmak her kadın için tarif edilemez bir duygudur. Herkesin bildiği üzere doğum yapabilmeleri için kadınların vücudunda bir takım fiziksel değişimler olması gerekmektedir. Örneğin karın boşluğunda alan yaratmak (yani karnını genişletmek) için kilo almalıdır.

Ancak hepimiz biliyoruz ki birçok kadın bu durumu suistimal etmekte, ”aşerme” bahaneleriyle hamilelikten önce kilo almamak için yiyemediklerini tüketmektedir. Haliyle bu durum aşırı kilo alımına neden olmaktadır. Bu durumun zorunlu bir getirisi olarakta serüveni başlamaktadır. Siz de hamilelikte sağlıksız kilo alanlardansanız ve doğumdan sonra bir türlü zayıflayamıyorsanız, bu 5 hatayı yapıyor olabilirsiniz.

İşte o 5 hata…

 

Beklentilerinizi düşürün

döneminde aldığınız kiloları vermemenizin sebeplerinden birisi beklentilerinizi çok yüksek tutmanız olabilir. Her şeyin bir günde değişmesini bekleyemezsiniz. Unutmayın ki o kiloya gelmeniz aylar sürdü, vermeniz de biraz zaman alacak elbette.

Kalori alımınızı azaltın

Hamile kalmadan önceki kalori limitinize geri dönmeyi unutmuş olabilir misiniz? dikkatsizseniz, bu mümkün. Beslenmenizde yeniden bir düzenleme yapmanız gerekmekte ama elbette hala emzirdiğinizi ve bunun için yeterli beslenmeniz gerektiğini de göz önünde bulundurmalısınız. Doktorunuzdan yardım isteyebilirsiniz.

Sudan vazgeçmeyin

Bazen tükettiğiniz içecekler, kilo için harcadığınız eforu sabote eder. Eğer dikkatli olmazsanız, içeceklerden tonlarca kalori alırsınız. Meyveli sodalar, meyve suları, kremalı ve sütlü kahveler oldukça bol kalori içerir. Kilonuzda büyük bir değişiklik görmediğiniz sürece suya bağlı kalın; üstelik sağlığınız için de en iyisi sudur.

 

Hayatınıza hareket katın

Bebeğiniz yeni doğduğunda egzersiz yapmak zordur. Ama onu arabasına koyup yürüyüşlere çıkmanızda hiçbir sakınca yok, üstelik açık hava ikinize de iyi gelecektir. Ya da belki çocuğunuz gün içinde uyukladığında yoga, pilates hareketlerine yönelebilirsiniz.

Doktorunuza danışın

Eğer yukarıdakilerden hiçbirinin sizin için geçerli olmadığını düşünüyorsanız, doktorunuzdan bir randevu almak isteyebilirsiniz. Ona içinde bulunduğunuz durumu anlatmalı, gerekli tetkikleri yapmasını sağlamalı ve önce sorunu sonra da çözümünü beraber belirlemelisiniz.

Pizza kilo aldırır mı ?

KMGynNLd7BE74YAaqsGy0TNqK3V5g2IvsL8Sg8E-D8tNHS1922bo6A5ly3aHUwL4NzbfS5aAaf9WGJ5zn97b9ggHJkmFmO4i8QOnvolxhCEkFMPhro7CBTX6KcJyxFgjdMM5=w485-h303-nc

 Pizza Aldırır mı ? Pizza yapar mı ? diyorsanız buyrun…

Araştırmalarımız sonucu birçok insanın pizza yedikten sonra nelere etmeliyim gibi soruları sorduğunu öğrendik bu konu hakkında sizlere bilgi için araştırdık.
Pizza oldukça lezzetli yemesi keyif ve mutluluk veren yemektir.Pizza kalorisi sabit değildir bu içeriğindeki ürünleri gör farklılıklar göstermektedir.Ama ortalama olarak söylemek gerekirse 200 400 kalori arasında farklılık göstermektedir.
Biz hesaplamamızı 300 kalori ve üzeri olarak hesaplayalım orta boy bir pizzada 6 dilim var olduğunu düşünürsek bu toplamda 1800 kalori eder buda tüm gün boyunca almamız kalori miktarına eşittir.
Bir de içerisindeki, hamur, sosis, sucuk kaşar peyniri, sos, katı yağlar vb düşündüğünüz zaman aldığınız kalorinin büyük bir çoğunluğunu yağlardan ve karbonhidratlardan karşılamış oluyorsunuz…
Bize sorulan sorunun cevabına gelecek olursak; Pizza yedikten sonra ne spor yapmalıyım? HAZIR MISINIZ !!!
Bir orta boy ince hamur pizza yedikten sonra HİÇ DURMADAN yaklaşık olarak;
– 2 saat Kick Boks yapmanız,
veya
– 6 saat hızlı Yürümeniz (6 km hız),
veya
– 2 saat Kangoo Jumps yapmanız,
veya
– 3.5 saat Zumba yapmanız,
veya
– 2.5 saat Bisiklete binmeniz (20 km hız ile),
veya
– 3 saat Koşmanız (10 km hız),

veya
– 4 saat Ağırlık çalışmanız,
veya
– 2 saat İp atlamanız
veya
– 3.5 saat Tenis oynamanız
veya
– 6 saat Pilates yapmanız,
veya
– 3 saat Yüzmeniz gerekmektedir

Arananlar: pizza kilo aldırırmı

Yağ erirken selülit neden erimiyor

Yağ erirken selülit neden erimiyor
yag erirken selulit neden erimiyor Yağ erirken selülit neden erimiyor

Derinin altında bulunan iç organları çevreleyen yağ tabakası yok olabilirken, cildin , bağ ve doku hasarından meydana gelen selülit kaybolmuyor.

Yağ dokusu vücudun çok bölgesinde değişen oranlarda bulunur. Öncelikli olarak organlar için koruyucu kılıf oluşturur ve enerji deposu olarak işlev görür. Normal yiyecek alımınızı azalttığınızda; vücudunuz, otomatik olarak depolanmış yağ rezervini yakmaya başlar. Düşük kalorili diyetlerde çok bölgeden yağ atılırken selülit öbekleri olduğu yerde kalır.

Stratum corneum: Cildin en üst tabakasıdır. Ölü ve ölmekte olan hücrelerin lipid (yağ) bir zar bir arada tutulmuş halinden meydana gelir. hücreler atıldıkça epidermisin altında yeni hücreler meydana gelir ve üstlerinde ne var ne yoksa iterek ilerler. Stratum corneum’un, evinizin çatısı olduğunu düşünebilirsiniz. Tıpkı çevresel hasarlara karşı koruma sağlayan bir kılıf gibi…

Canlı epidermis: Cildin üst tabakasıdır, stratum corneum ile altında bulunan cilt tabakasını birbirine bağlar. Ölmekte olan hücrelerin ihtiva ettikleri su miktarı gitgide azaldıkça stratum corneum’a doğru ilerler. Bu durum güneş ışınları ve diğer çevresel stres gibi yaklaşmakta olan hasar için önemli bir savunma yöntemidir. Dermis: Vücudun yapı malzemesi olarak bilinen lifli materyaller ve diğer maddelerden oluşur. Bir bakıma vücudun geri kalan kısmını temsil eden daha küçük bir bölüm denilebilir. Kan damarları, sinirler, bağ doku, bezler ve tüy folikülü gibi daha küçük organellerin birleşiminden meydana gelir. Dermis, cilde esnekliğini verir. Sağlıklı bir dermis; sıkı bir cilt olarak, sağlıksız bir dermis ise sarkma ve kırışıklık olarak kendisini gösterir. Dermis şunlardan oluşur: Glycosaminoglycan (GAG) adı verilen maddeler; su tutma kabiliyetini geniş ölçüde etkileyen yarı katı maddelerdir. Kolajen ve elastin ise dermisin iskeletini oluşturur. Dermisin kerpiç bir ev olduğunu düşünecek olursak; yapı malzemesini oluşturan çamur; kolajen, elastin ise bütünü bir arada tutan saplı lifler olarak düşünülebilir. Kırışıklıkların direkt nedeni kolajen ve elastinin hasar görmesidir.

Deri

Dermis tabakasının altında sıkışıp kalan, yakıt olarak yakılamayan yağdır. Üzerinde bulunan dermis ve epidermis hasar görür ve zayıflarsa bu yağlar kendini yüzeye doğru itecek ve selülit görünümü meydana getirecektir.

Bağ doku tabakası

Vücut bileşenlerini birbirinden ayıran lifli materyaldir. Bir bifteği düşünecek olursak; bağ doku tabakası bifteğin yağı ile etini ayıran tabakadır.

Normal yağ

yediğinizde ortaya çıkar, egzersiz yaptığınızda ise yakıt olarak yakılır. Selülite yol açmaz. Vücudun her yerinde görülebilir ve sıkıldığında görünümü pürüzsüzdür. Selülitin aksine cildin içinde değil, altındadır. Vücut tarafından enerji kaynağı olarak kullanılabilir. Normal yağın vücuttaki fonksiyonu kaslar, organlar ve iskelet sistemi için yumuşak ve sürtünmeyi engelleyici bir kılıf oluşturmaktır. Bu sebeple yumuşak ve şekilsiz olan yağlar, çevrelediği dokunun üzerinde çaba sarfetmeden kaymayı başarabilir.

Tedavide yapılan hatalar neler

Cildin altında bulunan yağ, kasları kaplayan yağdır. Harcayacağınızdan daha fazla kalori aldığınızda; yağ birikme yapar ve bu yağlar ancak diyet ya da egzersiz yaptığınızda yok olur. Uyguladığınız diyet ya da egzersiz ne olursa olsun, kilo verdiğinizde vücut yağ oranınız düşer fakat ölçülebilir bir selülit oranı düşüşü gözlenmez. Bunun nedeni selülite yol aç dermal tabakada hapsolması ve vücudun bu yağları yakıt olarak kullanmamasıdır. Selülit tedavilerinin çoğunun temel sorunu; sadece cilt ve deri altında tabaka oluşturan bağ dokulardaki yağları hedef almalarıdır. Bu yaklaşım işe yaramaz çünkü dermal tabakadaki yağ, normal yağın yanıt verdiği tedavilere aynı şekilde yanıt vermez. Selülit serttir ve değiştirilmesi güç şekillidir. Popüler görüşün aksine selülit vücuttaki fazla yağlar sonucu ortaya çıkmaz. Selülitin nedeni; su hasarı ile cilt hücrelerinin ve bağ dokunun zayıflamasıdır.

Arananlar: narkoz kilo aldırırmı, narkoz kilo yaparmı

Daha fazla su içmek için 5 ipucu

Daha fazla su içmek için 5 ipucu
daha fazla su icmek icin 5 ipucu Daha fazla su içmek için 5 ipucu

Hayati önem yeteri kadar içemiyorsanız öneriler işinizi kolaylaştıracak.

ve Diyet Uzmanımız Ayşe Tuğba Şengel yeteri kadar su tüketemeyenler için ipuçları verdi.

Diyet yaparken ve kış aylarında su tüketimi genelde ihmal edilir. Bazı kişiler su tüketmeyi canlarının istemediğini, suyu sevmediklerini ve mide bulantısı yaptığını dile getirir. Bir çoğu da su içmeyi unuttuklarından şikayetçidir. Bu bahanelerin hiçbiri gerçekten su içmemize engel değil. 

Su sağlığımız için hayati önem taşımaktadır. Normal ağırlığında olan insan vücudunun %60 sudur. Kişi problemi yaşıyorsa, vücut yağ oranı artmış ise vücut suyu azalır ve  %60’ın altına düşer. Kişinin vücut su yüzdesi ne kadar azalırsa o ölçüde hayat kalitesi düşer, yorgunluk ve halsizlik hisseder.

Neden bu kadar önemli?

Su içmek hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmalı. Vücuttaki tüm sistemler su ile bağlantılıdır. Vücudumuza aldığımız toksinleri su ile dışarı atarız. Organ fonksiyonlarımızı düzenler. İştahımızı kontrol altında tutmamıza yardımcı olur. Tansiyon problemi olan bireyler kan basıncını su ile dengeleyebilir. Cilt kolajen dokumuzu  korur ve metabolizmamızı %5-10 oranında hızlandırır.

Bu kadar hayati önem taşıyan bir besini tüketmemek olmaz. Elimizden geldiğince su tüketimimizi artırmak için çabalamalıyız. Aslında düşünmemiz gereken nokta tüm bahanelerimizden nasıl kurtuluruz ve daha su içeriz.

Su tüketiminizi artırmak için 5 ipucu

1.Suyun aromasını beğenmiyorsanız limon dilimleri, salatalık dilimleri, nane veya kabuk tarçın ile tatlandırabilirsiniz.

2.Su şişenizi mutlaka masanızın üstüne veya sürekli görebileceğiniz bir yere bırakın sıkça gördüğünüz için su tüketiminiz artacaktır.

3.Telefonunuza su içmeyi unutmamanız için küçük hatırlatmalar kurun siz unutsanız da hatırlamanıza yardımcı olur.

4.Yemeklerinizi baharatlı yapın özellikle pul biber kullanın hem metabolizmanız hızlanır hem de daha fazla su tüketmenizi sağlar.

5.Siyah çay tüketiminizi azaltın çünkü siyah çay su ihtiyacınızı karşılamış gibi hissetmenize neden olur. Siyah çayı bıraktığınız anda su tüketiminiz artacaktır. 

Kadinvekadin.net özel haberidir.

Şekeri hayatınızdan çıkarmanın yolları

Şekeri hayatınızdan çıkarmanın yolları
sekeri hayatinizdan cikarmanin yollari Şekeri hayatınızdan çıkarmanın yolları

Fazla tüketilen vücuttan

Yağın vücuttan doğru şekilde atılmamasının suçlusunun yemekteki fazla şeker olduğunu söyleyen Danışmanı Dr.Gönül Ateşsaç“Yapmanız tek şey, şekeri hayatınızdan çıkarmak” dedi.

Beslenme Danışmanı Dr.Gönül Ateşsaçan konu ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları kaydetti; “Tüm şekerli tatlılar, çikolata, beyaz un yapılmış tüm hamur işlerinde, kek, çörek, börek, pirinç pilavı, muz, mısır, patates, havuç, çok şekerli meyveler (incir, üzüm, kavun gibi)… Burada sözünü ettiğimiz şeker, bilmediğimiz şekerleri de içeriyor. Tatlı yersek, kan şekeri yükselir ve vücut insülin üretir.Kan şekeri ne yükselirse, o insülin üretilmiş olur ve bir o da karbonhidratlar yağa dönüşür.”

Şeker yerine tüketilebilecek alternatifler

Dr. Ateşsaçan şekere alternatif olabilecek gıdaları sıraladı:

-Pirinç pilavı yerine bulgur pilavı -Makarna yerine kepekli makarna veya tam integral makarna  -Şeker yerine 2 kuru kayısı veya 1 adet hurma -Fındık yerine leblebi -Beyaz ekmek yerine çavdar, yulaf veya tam bugday ekmeği -Beyaz un yerine tam bugday unu -Çok tatlı bir incir yerine şeftali veya nektari  -Bir bardak portakal suyunun yerine bir adet greyfurt -Kırmızı elma yerine yeşil elma tercih etmeliyiz.

 

Arananlar: anything

Fazla kilolarınız için yeni bir çözüm

Fazla kilolarınız için yeni bir çözüm
fazla kilolariniz icin yeni bir cozum Fazla kilolarınız için yeni bir çözüm

Metabolik yöntemi inatçı yağlarınızdan kurtulabilirsiniz.

Uzmanlar, metabolizmayı dengeleyen metabolik balans yönteminin, inatçı kilolardan kurtarırken, insülin direnci, metaboliksendrom, obezite tiroid hastalıklarının tedavisine de katkı sağladığını kaydetti.

Metabolik balans ile nasıl dengeleniyor?

Kişiye özel hazırlanan planı sayesinde kişi vücudunun ihtiyaç duyduğu tüm besinleri sağlıklı bir biçimde, gerekli miktarlarda alır. Bu şekilde metabolizma daha sağlıklı çalışır. Kişi besinlerini kişisel özellik ve kan değerlerine göre, ideal biçimde aldığı ve sağlıklı kurallara göre hazırladığı için kilosu kısa zamanda kontrol altına alınır. Bu sayede insülin başta olmak üzere vücuttaki önemli rol oynayan hormonların salgısı da dengelenir. Kişi, sadece bir değişikliğiyle, yapmadan, zayıflamaya destek ürün ve ilaçlar kullanmadan sağlığını koruyarak kilosunu düzenleyebilir.

Tamamen kişiye özel

Metabolik balans kişiye özel, bünyenin ihtiyacına uygun sağlıklı bir beslenme programı ve aynı zamanda günde 3 öğün beslenme prensibi sebebiyle uygulaması kolay ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni. Metabolik balans beslenme sisteminde kişi kısa sürede büyük oranda yağ kaybediyor, kaybı ise minimum seviyede kalıyor, bu yüzden hızlı kilo kaybı olsa bile bir sorun yaşanmıyor. Hızlı geri dönüş görülmüyor ve kilo dengede kalıyor.Tamamen doğal bir beslenme şekli uygulanırken, herhangi bir ek ürün önerilmiyor. Başarıda belirleyici faktör ise verilen programın uygulanması ve önerilerin mutlaka yerine getirilmesi. Kişiye özel hazırlanan Metabolik balans, açlık çekilmesi nedeniyle programdan vazgeçilmesine engel olacak şekilde hazırlanıyor.

En az 14 gün 

Hazırlık dönemi, beslenme konusunda doktor ile görüşme ile başlıyor. Laboratuvar tahlillerine göre kişiye özel bir beslenme planı yapılıyor. Bu plan çerçevesinde vücudu koruyacak olan basit ve sorunsuz beslenme değişiminin hazırlığı yapılmış oluyor.

İkinci aşama, en az iki hafta devam edecek sıkı beslenme dönemi. Bu süreçte, tamamen sağlıklı bir beslenme programı uygulanıyor.

Üçüncü aşamada ise artık dikkatlice önceki aşamada izin verilmeyen besinleri ve miktarları deneme kısmı başlıyor. İşte bu süreçte kişiye en iyi uyan beslenme şekli oluşuyor.

Dördüncü aşama yani kiloyu koruma dönemi ise belirli bir zamanla sınırlı değil. Program en az 14 gün sürüyor.

 

Bölgesel yağlanmaya kalıcı çözüm

Bölgesel yağlanmaya kalıcı çözüm
bolgesel yaglanmaya kalici cozum Bölgesel yağlanmaya kalıcı çözüm

yöntem şimdiye duyduklarınızdan daha kolay.

Dr. Sema Karaoğlu: ‘Lazer lipoliz yöntemi, spor, ya da egzersizlerle verilemeyen bölgesel yağlanma şekil bozukluklarına kalıcı çözüm getirmektedir’

Lazer lipoliz yönteminin, vücutta istenmeyen yağların kalıcı olarak yok edilmesinde etkisi kanıtlanmış uygulama olduğunu ifade eden Dermatoloji Bölümü’nden Uzman Dr. Sema Karaoğlu, ”Lazer lipoliz yöntemi, spor, diyet ya da egzersizlerle verilemeyen bölgesel yağlanma ve şekil bozukluklarına kalıcı çözüm getirmektedir” dedi.Dermatoloji uzmanı Dr. Sema Karaoğlu, vücuttaki lokal yağlanmaların ortadan kaldırılmasında kullanılan en gelişmiş ve en etkin teknoloji olan “lazer lipoliz” hakkında bilgi verdi.

Işık enerjisiyle kurtulun

Lazerle lipolizin ışık enerjisi kullanarak yağları eritme yöntemi olduğunu belirten Dr. Karaoğlu, ”Lazer lipoliz uygulamaları zayıflamaya değil, vücut şekillendirmeye yardımcı olmaktadır. Vücudun istenmeyen bölgelerindeki yağ fazlalıklarından kurtularak vücudun ideal hatlara kavuşmasını sağlar. Vücudun yağ fazlası olan her bölgesinde kullanılmaktadır. Gıdı, kollar, göbek, basen, diz üstü, diz içleri, ayak bileği gibi bölgelerde uygulanabilir.

Lazer lipoliz uygulaması genellikle lokal anestezi altında yapılmaktadır. Hastanın istenmeyen yağ alanları işaretlendikten sonra anestezi uygulanarak sadece iğnenin geçeceği bir delik açılıp buradan fiberoptik kablo, cildin altına yerleştirilip işleme başlanmaktadır. Hasta işlem herhangi bir ağrı hissetmez fakat işlemin sonuna doğru artan ısı birlikte hafif ağrı oluşabilir. İşlem sonrası istenilen miktarda yağ eritildikten sonra fiberoptik kablo çıkarılıp uygulama yapılan alanın boyutuna göre alan küçük ise eritilen yağlar çekilmeden bırakılabilir. Yağ miktarının olduğu durumlarda ise yağları aspirasyonla çekmek daha yararlıdır. İşlem tamamlandıktan sonra uygulama bölgesine dikiş atılmamaktadır” ifadelerini kullandı.

Diğer uygulamalardan daha nazik

Dr. Sema Karaoğlu, lazer lipoliz ile yüz ve vücut bölgesindeki istenmeyen yağların diğer lipo uygulamalarındaki yan etkiler olmaksızın nazikçe şekillendirilebildiğini vurgulayarak, ”Karın, yüz, boyun, kalçanın iç kısımları ve kalçalar, basen, diz, sırt ve kollar dahil olmak üzere vücudun tüm bölgelerine uygulanabilmektedir.

Uygulama, erkeklerde de meme sarkmalarında ve büyümelerinde oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Özellikle liposuction sonrası sarkması muhtemel kol içi, bacak içi ve gıdı bölgesi gibi alanlarda kullanılması uygundur. Daha önce liposuction uygulanmış, düzgün ve yeterli miktarda yağ alınamamış alanlarda da düzeltme amacıyla da tercih edilebilir” dedi.

Yan etkileri daha az

Lazer lipolizin genellikle 980 milimetre dalga boylarındaki lazer ışığının özel fiber optik kablolar aracılığı ile yağ dokusuna uygulanması ve yağın eritilmesi ile yapıldığını söyleyen Dr. Karaoğlu, ”Optik fiber kabloyla cilt altına yerleştirilen lazer ışını, yağ dokusu içinde ilerlerken oluşturduğu enerji ile yağ hücrelerinin çeperini parçalar. Bu gerginleşme yağları eritmektedir. Cilt altında meydana gelen ısı enerjisi sadece yağ hücrelerini parçalamakla kalmayıp, oluşturduğu enflamasyonla cilt yüzeyinde gerginleşme ve sıkılaşma da sağlar. Cilt altına verilen lazer ışını damar çeperlerini etkilemediği için herhangi bir kanama oluşmamaktadır. Lazer lipoliz, vücut şekillendirmenin yanı sıra yüz liftingi ve yüz şekillendirmesinde de kullanılmaktadır. Lazer lipoliz uygulamaları sonrası morluk gibi yan etki oranı klasik tedavilere oranla daha azdır. Herhangi bir yan etki oluşmadığı takdirde hastalar 24 saat içinde taburcu edilip 48 saat sonra ise günlük yaşamına devam edebilir” ifadelerini kullandı.

Kış mevsiminde kilo aldıran 3 etken

Kış mevsiminde kilo aldıran 3 etken
kis mevsiminde kilo aldiran 3 etken Kış mevsiminde kilo aldıran 3 etken

Kışın almaya neden daha yatkınız?

Uzmanlar, kış mevsiminde depresyon, D vitamini eksikliği günlerin kısa olmasının vücudun kilo almasına yol açtığını söylüyor. Sonbahar özellikle kış aylarında genellikle kilo almaya eğilimli olunuyor değişiklik 1-2 kilo olabiliyor. Vücut mevsimsel değişim göstermeksizin oldukça hassas aralıkta ısısını düzenleyebiliyor.

1- Depresyon

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Oğuz Kaan Ünal, kış mevsiminde kilo almanın 3 önemli nedenini anlattı. Kış aylarının özellikle genetik olarak yatkın kişilerde depresyon eğilimine yol açabileceğini ifade eden Ünal, “Bu durumdan serotonin hormonunun sorumlu olduğu düşünülüyor. Refleks olarak bu olumsuz hisleri iyileştirmek ve daha mutlu hissedebilmek için yazın tükettiğimizden daha kalorili ve yağlı yiyecekler tüketme ihtiyaç artıyor. Buna kontrolsüz gece atıştırmaları da eklenebiliyor. Kalori alımı bizzat kilo almaya sebep olmanın yanında kan şekerimizde ciddi dalgalanmalara da yol açabiliyor” dedi.

2- D vitamini eksikliği

D vitamini eksikliğinin de kilo alımında etkili olduğunu ifade eden Ünal, “ çalışmalarda obez ve metabolik sendromlu kişilerde D vitamin eksikliğinin tespit edilmesi, kas ve kemik sağlığımızda temel bir rolü olan bu vitaminin yağ metabolizmasında da rolü olabileceğini ortaya koyuyor. Kışın güneş ışığının daha zayıf olması, dışarıya daha az çıkma eğilimi ve soğuktan korunmak için kalın giysiler giyiyor olmamız D vitamini eksikliğini tetikleyerek kilo almamıza olumsuz katkıda bulunuyor olabilir.”

3- Günlerin kısa olması

Dr. Oğuz Kaan Ünal günlerin kısalmasının kilo almamızdaki etkileri şu şekilde anlattı: “Aynı zamanda günlerin kısa olması da kilo almada etkili. Günlerin kısa olması yeme düzeninin bozularak öğünlerin atlanmasına yol açabiliyor. Soğuk havalarda egzersiz yapma isteğinin sıcak ortamlarda oturma ve televizyon seyrederek bir şeyler atıştırmaya dönüşmesi de önemli bir problem. Genel olarak kış aylarında metabolizmamızın da bu tür değişikliklere adapte olarak daha tutumlu davranmaya eğilimli olması kilo almamızı kolaylaştıran sosyal faktörler arasında yer alıyor.”

Ünal, kilo alımını engellemek için şu tavsiyelerde bulundu: “Kışın ihmal edilen yeterli sıvı alımına özen gösterin, özellikle C vitamininden zengin gıdaları tüketin, vücut direncinizi artırın, süt ve süt ürünlerini, balık yağını daha çok tüketin, günlük 20-30 dakikalık yürüyüşler yapın, düzenli ve sık beslenin.”