‘da’ için arşiv

Kusursuz gelinler için gelinlik diyeti

Kusursuz gelinler için gelinlik diyeti
kusursuz gelinler icin gelinlik diyeti Kusursuz gelinler için gelinlik diyeti

daha görünmenizi 3 günlük

Yazın gelmesiyle birlikte düğün sezonu da başlamış oldu. Genç kızların uzun zamandır beklediği ve yıllarca hayalini kurduğu o eşsiz günde fit görüntüye kavuşmak istemesi en doğal hakkı. Gelinlerin düğün günlerinde harika görünmesini sağlayacak diyeti ve Beslenme Koçu Ayşe Tuğba Şengel anlattı.

İşte gelinlik diyeti ve dikkat etmeniz gerekenler…

Gelinler ne kadar sağlıklı ve formda hissederse eğer düğün günü de o derece enerjik ve kusursuz olacaktır.

Düğün hazırlıkları biraz zorlu ve koşuşturmaca içinde geçse de; yoğunluk gelinlerin düğünden önce yaptığı fiziksel aktiviteyi artırmasına yardımcı olur. Yoğun geçen günlerde karşılaşılan zorluklar küçük bir davranış değişikliği ile avantaja çevrilebilir.

Düğün öncesi uzak durulması gereken besinler

Düğünden önceki hafta mutlaka yediklerinize dikkat etmelisiniz.

1.Konserve türü ve fazla tuzlu ürünlerden uzak durmaları şart. Çok fazla bu tür besinler tüketirlerse eğer vücutta su tutumu fazla olur. Dolayısıyla ödem oluşur, şişkinlik hissi kişiyi rahatsız eder.

2.Basit karbonhidrat tüketmekten kaçınmalılar çünkü kalitesiz karbonhidratlar şeker dengesinin bozulmasına sebep olur, kişi halsizlik ve yorgunluk hisseder. Düğün öncesinde daha çok enerji veren ve uyanık tutan tam tahıllar ve protein grubundan tüketmek daha doğrudur.

3.Gaz yapıcı kurubaklagiller, asitli içecekler, yağlı yiyeceklerden mutlaka uzak durulmalıdır.

4.Su tüketimi artırılmalıdır. Düğün telaşı içerisinde hissedilen susuzluk ve açlık karıştırılabilir. Yemek yerine mutlaka su tüketmeye yönelmek gerekir.

5.Düğün öncesi stres ve heyecan ile kişide kabızlık ve ödem oluşturabilir. Bitki çayları tüketerek stres azaltılabilir. Kabızlık ve ödem için kiraz saplı çay ve kayısı çayları tüketilebilir.

 

Son 3 gün yapılacak gelin diyeti

Kalkınca:  1 bardak su  +  2 tane kuru kayısı

SABAH  (09:00)  :  1 haşlama yumurta veya 1   dilim peynir (az yağlı), 6 tane zeytin, şekersiz açık çay, 1 ince dilim tam buğday ekmeği

ARA  (10:30)  :  4-5 küçük dilim elma

ÖĞLE  (13:00 )  :  120 gram yağsız haşlama veya ızgara et ya da (kabak garni), salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ), 1 dilim tam buğday ekmeği

ARA  (15:30)  :  1 dilim peynir, 2 tane grisini, salata

AKŞAM  (19:00)  :  1 kase yoğurt, 10  yemek kaşığı patlıcan veya kabak yemeği (patatessiz,susuz), salata

ARA  (21:00)  :  10 tane çilek veya 2 ince dilim ananas

Kadinvekadin.net özel haberidir.

En çok sorulan diyet soruları

En çok sorulan diyet soruları
en cok sorulan diyet sorulari En çok sorulan diyet soruları

dediğiniz tüm

1- Yumurta kolesterol açısından kötü mü?

Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, yumurta tüketiminde ölçülü olduğunuz sürece hayır. Yumurta, vücudunuz için gerekli olan protein, K vitamini, riboflavin ve selenyumu sağlamak için mükemmel bir kaynak. Yapılan araştırmalar, yumurta sarısının 213 mg kolestrol içeriyor olmasına karşın, haftada 2 adet yumurta yemenin kandaki kolesterol düzeyi üzerinde hiçbir olumsuz etkide bulunmadığını gösteriyor. 

2- Günde kaç kalori almalıyım?

Öncelikle, dengeli bir beslenme programı uygulayarak vücudunuzdaki her yarım kilo için 10 kalori almalısınız. Buna, günlük aktivite durumunuza göre, 400-700 kalori eklemelisiniz. Sözgelimi 65 kiloda aktif bir kadının günlük alması gerekli kalori miktarı 2000 civarındadır ve kişinin, haftada bir kilo vermek istediğinde, günlük kalori miktarından 500 kalori daha az beslenmesi yeterlidir. Eğer siz daha kalıcı çözümler istiyorsanız, diyetiniz boyunca günlük kalori miktarından 250 kalori indirin ve 250 kaloriyi yaktıracak kadar da egzersiz yapın. 

3- Kilo vermek isterken günlük almam gereken ortalama yağ miktarı ne kadardır?

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, günlük aldığınız kalori miktarının yüzde 15’i, diyet yapıyor olun veya olmayın her iki halde de yağlardan sağlanıyor. Bu miktar; kalp krizi, obezite ve diyabet riskini en aza indirmek için yeterli. Sözgelimi, bin 500 kalorilik bir diyet yapıyorsanız alabileceğiniz yağ miktarı 50 gramla sınırlı. 

4- Karbonhidrat niçin egzersiz için de büyük önem taşır?

Vücudumuzda glikojen olarak depolanan karbonhidratlar, kas gücünü arttırmada son derece önemli rol oynar. Ayrıca, aşırı olmamak kaydıyla vücudumuzda depoladığımız yağlar da aynı etkiyi gösterir. Kas gelişiminde önemli rol oynayan glikojeni vücudunuza tedarik edebilmek için, egzersiz çalışmalarınız sonrası karbonhidrat içeren yiyeceklerden yemelisiniz. Mesela 90 dakikalık bir egzersiz sonrası, fırınlanmış patates, bir porsiyon meyve veya kepekli krakerler iyi birer seçim. 

5- Kahvede bulunan kafein kemiklerimi zayıflatır mı?

Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, hayır. Çok aşırı miktarda kahve içmiyorsanız böyle bir durum söz konusu değil. Gene de kafeinin kemikleriniz üzerindeki zararlı etkilerinden endişe duyuyorsanız, kahvenizi sütle içmeyi deneyin. 

6- Yüksek tansiyon problemim yoksa tuza dikkat emmeme gerek var mı?

Tuz, şeker ve un, üç zararlı beyaz. Bu nedenle, kullanacağınız tuz hep az olmalı. 

7- Besleyici değerleri bakımından vücudum için en yararlı 5 sebze hangisi?

İster koyu yeşil olsun isterse kırmızı, isterse portakal rengi veya sarı, bütün sebzeler harika birer besleyici ve vücudumuzu hastalıklara karşı dirençli hale getiriyorlar. Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, herbirinin ayrı yararları olmakla birlikte, düzenli olarak alındıklarında vücudumuz için en yararlı sebzeler şunlar: Ispanak, iyi bir folik asit kaynağı, kansere karşı koruyucu etkisi var, A vitamini ve kalsiyum içeriyor; havuç, mükemmel bir A vitamini kaynağı; tatlı patates, A ve C vitaminleri içeriyor; brokoli, A ve C vitaminleri ile folik asit içeriyor; sarımsak, kansere karşı etkili pitokimyasallar içeriyor. 

8- Hangi yiyecekler kolestrolü düşürür?

Lif bakımından zengin sebzeler, sözgelimi yulaf, fasulye ve soyalı besinler, kolesterolü düşürüyor. Bunlar, kandaki kolesterol miktarını dengeleyici özelliğe sahip bulunuyor. Kolesterolünüz yüksekse, özellikle az yağ içeren bir diyet yapmalısınız. Aldığınız yağ miktarını azaltmak için meyve ve sebze ağırlıklı öğünler yemelisiniz ve kırmızı eti azaltmalısınız. Ayrıca süt ve süt ürünlerinden de yağsız olanları tercih etmelisiniz. 

9- Günde 8 bardak su içmek neden önemli?

Vücudumuzda oluşan en temel kimyasal reaksiyonların tümü suya gereksinim duyar. Su; sindirimde, metabolizmanın düzenlenmesinde, vücut ısısının ayarlanmasında, kan basıncında ve fitness performansında direkt etkilidir. 

10- Karnım açlıktan kazındığında bunu nasıl giderebilirim?

Bunu tamamen geçiremezsiniz; fakat kendinize en zararsız biçimde üstesinden gelebilirsiniz. Bunun için, diyetisyenlerin belirledikleri stratejilerden birini deneyebilirsiniz. Dilediğiniz yiyecekten ufak miktarlarda yiyerek açlığınızı gidermeye çalışın. Canınızın çektiği yiyeceklerin benzer diyet versiyonlarından deneyin. Hala açlığınızın önüne geçemediyseniz, arkadaşlarınızla birlikte olmayı ve açlığınızı aktivitelerle unutmayı deneyin. 

11- Şeker şişmanlatır mı?

Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, teknik olarak yağ içermediğinden, hayır. Şeker, saf karbonhidrattan oluşur ve biz bu ihtiyacımızı aynı şekilde ekmekten, meyvelerden de karşılayabiliriz. tabii ki şeker kalori içerir. Bazı şekerli yiyecekler, sözgelimi kurabiyeler ve krakerler, aynı zamanda yağ da içerir. O halde, çok fazla şekerli gıda tüketimi kısa sürede yağ birikimleri olarak vücudumuzda yerini alacaktır. 

12- En sağlıklı yağ hangisi?

Zeytinyağı kesinlikle en sağlıklı olanı. Zira, doymuş yağ oranı düşe aynı etkiyi gösterir. Kas geük, doymamış yağ oranı yüksek rafine bir yağ. Göğüs kanseri riskini azalıyor ve kolesterol üzerinde kötü etkileri bulunmuyor. Margarin ve tereyağı gibi doymuş yağlar damar tıkanıklığına sebep olur ve böylece yüksek tansiyon ve kalp krizi riskini arttırır. Hidrojene bitkisel yağ gibi kimyasal reaksiyonlardan geçirilmiş yağlar da kolesterol üzerinde kötü etkilerde bulunur. Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, yumuşak doymamış margarinler diyet yaparken en uygun seçim. Eğer tereyağı konusunda ısrarcıysanız, light çeşitlerini zeytinyağı ile birlikte kullanmanızda fayda var. 

13- Metabolizmayı özellikle güçlendiren yiyecekler var mı?

Diyetisyenlerin bu soruya yanıtı, hayır. Söylenildiğinin aksine, balarısı polenleri ve greyfurt da böyle bir etkide bulunmuyor. Bazı baharatlı yiyeceklerin metabolizmayı hızlandırdığı doğru olsa da, bunun vücut üzerindeki etkileri oldukça zayıf. Eğer metabolizmanızı güçlendirmek istiyorsanız, ağırlık kaldırma egzersizleri sizin için çok yararlı olacaktır. Kaslarınızı zorlayarak kaldırdığınız her yarım kilo için günde 35 kalori yakabilirsiniz. 

14- Çok az yağ yemek mümkün mü?

Tıpkı bir araba gibi, vücudumuz da hareket etmek için yağa gereksinim duyar. Özel olarak yağ asitleri, hücre onarımında ve yenilemelerinde de iş görür. Et, balık, fındık gibi besinlerden aldığımız yağlar, aynı zamanda hormonları düzenleyici ve sinir sistemini güçlendirici etkilere sahip. Her ne kadar çoğu uzman günlük kalori miktarının yüzde 15’inin yağdan karşılanması gerektiği görüşünde birleşse de, yapılan son araştırmalar, yüzde 10’un da yeterli olduğunu gösteriyor. 

15- Acıktığım zaman neden çekilmez bir insan oluyorum?

Kötü gününüzde olsanız dahi, dayanılmaz olmanızın sebebi, fizyolojik olarak açlığınızdan ileri geliyor olabilir. Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, vücuttaki kan şekeri düştüğünde, otomatik olarak kanınızdaki adrenalin ve daha birkaç hormonun işlevi de azalır ve bunun sonucu sinirlilik, kan basıncınızın artışıyla doğru orantılı olarak gerginlik görülebilir. Eğer sık aralıklarla azar azar yemek yemeye vakit ayıramıyorsanız, yanınızda bir meyve veya atıştıracak krakerler taşımanızda yarar var. 

16- Hiçbir şey yemeyerek zayıflamak tehlikeli mi?

Bu tarz girişimler son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Vücudunuz iki günden fazla aç kaldığında, karbonhidrat ve protein gibi en temel ihtiyaçlarını kaslardan karşılamaya kalkacaktır. Ayrıca büyük su kaybına da rastlanır. Bunun sonucu olarak da baş ağrısı, baş dönmesi, sıkıntı gibi olumsuz belirtiler görülebilir. Aç kalınan süre arttıkça, oluşması muhtemel tehlikeler de daha ciddi boyutlar kazanacaktır. 

17- Baharatlı yiyecekler ülser yapar mı?

Yapılan araştırmalar, peptik ülserin gerçek sebebinin mideye yerleşen bir bakteri olduğunu gösteriyor. Günümüzde ülser tedavisinde diyet yanında bu bakteriyi etkisiz hale getiren ilaçlar da kullanılıyor. 

18- Izgaranın kansere yol açtığı doğru mu?

Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, direkt olarak hayır; ama kanser riskini arttırdığı doğru. Biftek, tavuk gibi et yağları kömür üzerine düştüğünde çıkan dumanın kanserojen etkileri olduğu biliniyor. Yapılan çalışmalar, mangaldan önce etleri marine etmenin bu tehlikeyi azalttığını gösteriyor. Diğer bir sağlıklı yöntem de etleri önce mikro dalgada pişirip en son mangalda çevirerek servise sunmak. 

19- Gece yatmadan önce bir şeyler atıştırmak zararlı mı?

Gece yarısı yediklerinizi sindirmeniz iyice zorlaşır. Hele bir de yedikleriniz abur cubursa. Diyetisyenler, yatmadan önce bir şeyler atıştırmak istiyorsanız meyve veya bir kase yoğurt yemenizi ya da bir bardak süt içmenizi öneriyor. 

Diyetteyken dondurma yiyebilirsiniz

Diyetteyken dondurma yiyebilirsiniz
diyetteyken dondurma yiyebilirsiniz Diyetteyken dondurma yiyebilirsiniz

vazgeçemiyor bu önerilere kulak

Dondurma büyük, küçük herkesin severek tükettiği soğuk tatlıdır.Fakat bu vazgeçilmesi zor tatlıyı tüketilirken bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. Uzman Pınar Kural Enç konu ile ilgili önemli bilgiler verdi.

‘Diyetteyim ama tatlıyı çok seviyorum’ 

Dondurmanın kalorisinin yanında boğaz enfeksiyonlarına sebep olması, son dönemde allerjik şikayetlerinin artmasıyla dikkat çekiyor. Üst solunum yolu enfeksiyonu ile mücadelede bağışıklık sistemi hücrelerinin savunma mekanizmasını oluşturduğunu, savunma hücrelerinin ise damar yolu ve kanla boğaza ulaşmaktadır. Özellikle çocuklarda dondurmayı ağızda tutarak ve eriterek yemelerinin hastalıkların önüne geçmede en etkili yoldur.

Yoğun alerji yaşayan ve çok sık hasta olan bir çocuğun okul ve enfeksiyon dönemi bitmeden dondurma yememeli. Mevsimler allerji şikayeti olan kişilerde bu dönemin zor atlatılmasına sebep olur. Bununla beraber kilo kontrolü içinde miktarına ve yanında kullanılan soslarada mutlaka dikkat edilmelidir.

Meyveli dondurma tercih edin

Farkında olmadığımız özellikle reflü şikayeti olanlarda süt allerji % 70 görülmektedir. Doğal olarak yapılmış meyveli dondurmalar ilk tercihimiz olmalı. Aslında bilinçli yendiğinde ve fazla sık tüketilmediğinde dondurmayı zararlı bir gıda gruba sokulmamış olur. Gerçekten süt katılarak yapılan aşırı şeker eklenmemiş dondurmaların yararlı yönleri de vardır. Örneğin; bol sütlü sadedondurma aynı zamanda iyi bir kalsiyum ve az da olsa protein kaynağıdır. Doğal meyvelerden yapılan dondurmalar ise meyvenin çeşidine göre hem antioksidan özellik gösterir hem de iyi bir C vitamini kaynağı olabilir.

Havaların ısınması ile beslenmemizde ani sıcaklık farkları yaratacak şekilde beslenmemeliyiz. Biranda soğuk su tüketimine başlamamamız gerektiği gibi dondurma tüketiminde de hem miktar hemde sıklık olarak kontrollü tüketilmesi uygundur. 

 

Kilonuzu korumak istiyorsanız dikkat

– Haftada bir veya en fazla 2 kez dondurma tüketin. Bu dondurma miktarları 2 küçük top veya 1 iri topu geçmesin. – Dondurmayı tok karnına yemeyin, ara öğün olarak tüketin. – 2 küçük top sade dondurmayı ayran, yoğurt, süt gibi bazı ara öğünlerin yerine değişim olarak kullanabilirsiniz. – Dondurmayı yedikten sonra üzerine soğuk su içmeyin. – Boğazınızın hassasiyetini korumak için dondurma yedikten sonra üzerine 1 fincan ılık sıcağımsı su veya 1 fincan nane çayı içmek uygun olur. – Dondurmayı yedikten sonra diş sağlığınızı korumak için ağzınızı ılık su ile çalkalamak faydalıdır.