‘gerektiğini’ için arşiv

Beden aklını kullanarak zayıflayın

Beden aklını kullanarak zayıflayın
beden aklini kullanarak zayiflayin Beden aklını kullanarak zayıflayın

Fevzi Özgönül, ve bir görünüm için aklının kullanılması anlatıyor.

Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte fazla kilolarından kurtulmak isteyenler çareler aramaya başladı. Obezite ile ilgili çalışmalar yapan ve ve kilo kontrolü konusunda yapılan yanlışlara değinen Dr. Fevzi Özgönül, “Beden aklını kullanarak fazla kilolardan kurtulmak mümkün” diyor.

Akşam yemeğe davetliyim düşüncesiyle sabah kahvaltısı veya öğle yemeğini atlamak/azaltmak: Davetli olduğunuz günlerde sabah ve öğlen çok iyi doyun, akşam gittiğiniz davette tok olduğunuz için yiyemediğiniz yemekleri tabakta bırakın.

• Ödem olduğunu düşünerek; ödem söktürücü kürler yapmak veya ilaçlar kullanmak: Bedenimiz eğer ödem yaptıysa bir bildiği vardır. Bırakın o istediği zaman ödemi atsın. Fakat çok çay ve kahve içiyorsanız azaltın, bol su içmeye gayret edin, çok tuzlu yemeyin.

• Daha çok kilo veririm düşüncesiyle çok fazla spor yaparak çok fazla enerji harcamak: Hareketi, sindirim sistemini çalıştırmak için yapmalısınız, spor yapmanın da en iyi zamanı akşam saatidir. Akşam saatlerinde spor yapmak, yediğiniz sabah kahvaltısı ve öğle yemeklerinin sindirimine yardımcı olur, yediklerinizin içerisinde bulunan, sindirimi en zor olan protein ve yağların sindirimini sağlar. Sporu enerji harcamak için değil, enerji kazanmak için yapmalısınız.

• Daha çok kilo veririm düşüncesiyle sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinde daha az yemek: Daha az yerseniz hem akşamları acıkırsınız hem de yetersiz beslendiğiniz için bağ dokunuzu tamir edemezsiniz, küçülemez ve kilo kaybedemezsiniz.

• Daha hızlı kilo veririm düşüncesiyle, yeşil kahve çekirdeği, alkali su gibi gıdalar tüketmek: Doğadaki diğer canlılar, doğada bulunan suları tüketerek sağlıklı yaşıyorsa sizin de aynı su ile sağlıklı yaşamanız gerekir. Bu nedenle yeşil çay, yeşil kahve, alkali su gibi sıvılara güvenmeyin, siz doğal olan suyu tercih edin.

• Sabah uyanınca ev halkına kahvaltı hazırlayıp, en son kahvaltı yapmak: Önce can sonra canan diye bir özdeyiş vardır. O nedenle sabah önce kendi kahvaltınızı yapın. Kahvaltı ne kadar erken yapılırsa, öğlen o kadar iyi acıkırız ve gece acıkmayız. Kahvaltı ve öğle yemekleri arasında en az 6 saat olmasına özen gösterin ama saat tutmayın. İyice acıkmadan yemek yemeyin.

Öğle yemeğinde ekmek yemeyin

• Kahvaltıdan sonra uyumak: Kahvaltı yaptıktan sonra uyursak sindirim sistemi çalışmaz ve böylece yediğimiz kahvaltılıklar sindirilmez. Öğle yemeğine kadar acıkmayız, enerjimiz düşer.

• Kahvaltıyı evde yapmak yerine iş yerinde yapmak: Kahvaltımızı iş yerinde yaparsak iş arkadaşlarımızın tacizine uğrayabiliriz, sonrasında hareketsiz olduğumuz için sindirilmeyebilir ve en önemlisi geç saate kayabilir.

• Öğünlerde kilo alırım düşüncesiyle çerez yememek: Çerez yemezsek yeteri kadar kalorili beslenmediğimiz için, hem erken acıkırız hem de tatlı ve hamur işi gıda isteğimiz tekrar başlar.

• Öğle yemeğinde ekmek tüketmek: Öğle yemeğinde de ekmek yersek, vücudumuz şekeri ekmekten sağladığı için yediğimiz çerezleri ve diğer yemekleri sindirmez, küçülemeyiz.

• Aralarda çayın yanında bir şeyler atıştırmak veya arada çerez yemek: Tedavimizin başında, yediğimiz yemeklerin tam olarak sindirilebilmesi için 6-8 saate ihtiyaç vardır. Eğer biz yediklerimiz tam sindirilmeden 1-2 saat sonra yeni bir yiyecek maddesi yersek, sindirim sistemi resetlenir ve sil baştan çalışmaya başlar, böylece yediğimiz yemeklerin içerisinde bulunan vücudumuzun yapılanması için gerekli olan yağlar ve proteinlerin sindirimi bozulur, gece küçülme işlemimiz gerçekleşmeyebilir. Sindirim sistemimiz zamanla kuvvetleneceği için ileride böyle bir risk olmaz. Başta bu kurala tam uymamız gerekir.

Bir lokmadan bir şey olmaz demeyin

• Tatlı isteği olduğunda, hemen tatlı yemek, “1 lokmadan bir şey olmaz“ zannetmek: Belki ilk tatlı yediğimizde bir şey olmaz ama her yediğimiz 1 lokma, tatlı isteğini körükler.

• Gün içerisinde çok fazla çay, kahve tüketip su içmemek: Çay ve kahve su içme isteğimizi azaltır, ödem yapar bu nedenle çok çay kahve içmemeliyiz.

• Akşam acıkınca hafif olsun diye salata ve meyve tüketmek: Akşamları çiğ salata ve meyve yerseniz sindirimi zor olduğu için gece rahat uyuyamazsınız. Hem küçülme işleminiz olmaz hem de sabah yorgun ve tok kalkabilirsiniz. 

• Kalorisi az ürünler tüketmek (Light süt, light yoğurt, light meyve suyu gibi): Acıktıysak bunun anlamı vücudumuz enerji istiyor demektir. Eğer biz içerisinde enerji olmayan diyet ürünleri kullanırsak, enerji alamadığı için tekrar tekrar acıkırız.

• Tedaviyi herkese anlatmak, “çok kilo vermişsin, yeter artık“ diyenlere inanmak veya “hiç değişmemişsin” diyenler yüzünden motivasyonu kaybetmek: İştah sizin, başka kimseyi, vücudunuzu beslemenize karıştırmayın. Bırakın yorumları ve önerileri kendilerine kalsın. Kimseye söylemeyin ki onların önerilerini dinlemek zorunda kalmayın.

• “Bu kadar yemek yersen kilo veremezsin“ diyenleri dinleyip daha az yemek: Vücudumuzun isteğinden az yemek gece acıkmamıza, tatlı ve ekmek isteğine yol açar. 

Sık sık tartılmayın

• Ramazan ayı dışında arada bir oruç tutmak: Tutmanız gereken orucunuz varsa en az 5 gün üst üste tutmalısınız ki vücudun dengesi bozulmasın.

• Tartılmak: Vücudumuzdaki enerji dengesini kurabilmek için beden aklımızı kullanmamız gerekir. Miktarına ve zamanına beden aklımız karar verirse doğadaki tüm canlılar gibi bedenimizin ihtiyaçlarını sağlar, sağlıklı bedene kavuşuruz. Tartılırsak bu bizim aklımızı ön plana çıkarır ve beden aklını kullanamayız, ne kadar yememiz gerektiğini, kilo verip veremediğimize göre ayarladığımız için enerji dengemiz bozulur küçülmemiz durur. Tartılmayın, bırakın beden aklınız sizi yönlendirsin, ideal bedene geri dönebilin.

• Hafta sonları geç kahvaltı ve geç öğle yemeği yemek: Haftanın sadece 1 günü geç kahvaltı ve geç öğle yemeği yiyin, hatta bazen onu bile zamanında yapmaya çalışın, enerjiniz çok daha hızlı dengelensin ve siz de küçülün.

 

Mide ağrısının suçlusu yedikleriniz olabilir

Mide ağrısının suçlusu yedikleriniz olabilir
mide agrisinin suclusu yedikleriniz olabilir Mide ağrısının suçlusu yedikleriniz olabilir

Beslenme Diyet Uzmanı anlattı.

Mide yanması ve ağrısı çok sık karşılaşılan sağlık problemleri olarak karşımıza çıkıyor. Peki kişiler neden mide ağrısına maruz kalıyor? Aslında çok uzağa gitmemek lazım suçlu yanı başımızda olabilir.

Mide problemleri yanlış beslenme ve fast food tüketiminin yaygınlaşmasıyla birlikte artış gösterdi. Günümüzde çalışma hayatı bireyin yeme alışkanlıklarını şekillendiriyor. Bireyler artık en az öğününü dışarıda tüketmek zorunda kalıyor. Dolayısıyla hızlı ve kolay öğünler tüketmek çabası içerisinde doğru ya da yanlış seçimler yapıyor.

Midenizi rahatsız etmeyin

Kişiler dışarıda yemek yerken hem büyük porsiyon tüketmek zorunda kalıyor hem de işletmeler yemeklerin lezzetli olması için yağ oranını artırıyor. Kilo almak, miktarca yemek, yağlı yemek mideyi rahatsız ediyor. Ayrıca yemekten hemen sonra uzanmakta mideye iyi gelmiyor.

Reflü, gastrit, peptik ülser gibi mide hastalıklarının da çeşitleri var. Mide rahatsızlığı yaşayan bireylerde beslenme tedavisi en önemli tedavi. Tabi ki hepsinin beslenme tedavisi farklı.

Reflü de beslenme nasıl olmalı?

Yemeklerin mideden geri yemek borusuna kaçması ve yanma yapması reflü olarak tanımlanır.

-Az miktarda ama sık sık beslenmeli. Günde en az 5-6 öğün tüketmek gerekli

-Yemek yedikten sonra en az 2 saat yatay pozisyonda uzanmamaya dikkat edilmeli

-Yemek yedikten hemen sonra fazla hareket etmemeye dikkat edilmeli ve spor yapılmamalı

-Aşırı kilo almak reflüyü artırdığından ideal kiloda olmaya özen göstermeli

-Kızartma ve kavurma gibi çok yağlı besinlerden kaçınmalı

-Çok sıcak ve soğuk besinler reflüyü artırabilir tüketimi azaltılmalı

-Yatmadan önce yemek yeme alışkanlığından vazgeçilmeli

-Alkol alımı azaltılmalı

-Koyu çay, kahve, domates, acı baharatların tüketimi azaltılmalıdır.

Gastritte beslenme nasıl olmalı?

Gastrit ise midenin iç yüzeyini kaplayan mukozanın iltihaplanması olarak tanımlanır. Gastritin başlıca belirtileri yemeklerden sonra midede rahatsızlık, bulantı, ekşime ve mide ağrılarıdır.

-Çay, kahve, kolalı içeceklerden kaçınılmalı

-Yağda kızartılmış ve kavrulmuş yağlı besinlerden uzak durulmalı

-Çiğ soğan, çiğ domates, nane, acı baharatlar ve turunçgillerden uzak durulmalı

-Konserve besinler, çikolata, zeytin ve sirkeden uzak durulmalı

-Yeşillikler aşırı miktarda tüketilmemeli

-Kuru baklagil ve mısır gibi gaz yapıcı besinlerin tüketim sıklığı azaltılmalı

-Yemekler az az ve sık sık tüketilmeli

-Alkol tüketimi azaltılmalıdır.

Mide ağrılarınızın kaynağı yedikleriniz olabilir. Bu öneriler dikkate alınırsa eğer birçok şikayetinizde azalma olacaktır.

 

 

 

 

 

 

Kadinvekadin.net özel haberidir.